Ana içeriğe atla
İş ve Tazminat Hukuku

Yol ve tedavi masrafları

T.C.
YARGITAY
17. HUKUK DAİRESİ

E. 2019/2585
K. 2020/3385
T. 11.6.2020

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalıların sürücüsü, trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının içinde yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 35.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının maddi tazminat isteminin kabulüyle 3.971,52 TL maddi tazminatın 21/07/2011 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat isteminin kabulüyle 5.000,00 TL manevi tazminatın 21/07/2011 olay tarihinden itibaren davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dairemiz tarafından verilen 14/03/2019 tarihli kararımızda, davalı ...'un yerel mahkemenin kararını temyiz ettiği kabul edilerek, eksik harcın tamamlanması için her ne kadar mahalline geri çevirme yapılmışsa da davalı ...'un aslında temyize cevap verdiği, yerel mahkeme kararına ilişkin temyizi olmadığı anlaşıldığından temyiz incelemesi yapılmamıştır.

1-)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-)Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 46. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporlar kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Somut olayda, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak 29/07/2013 tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda, 2 ay geçici iş göremezliği olduğu belirlenmiş olup yukarıda açıklanan esaslara göre hazırlanmamıştır. Dosya içerisinde bulunan 09/07/2014 tarihli ATK'dan alınan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenen raporda,davacının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme süresinin 21.7.2011 tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.

Buna göre, davacının geçici iş göremezlik zararının, ATK raporunda belirlenen 3 aya göre hesap edilmesi gerekirken, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan rapora göre hesap edilerek hükme esas alınması doğru görülmemiştir.

3-)Davacı vekili kazadaki yaralanması nedeniyle yaptığı belgelendirilemeyen yol ve tedavi masraflarını talep etmiş; mahkemece, 15/12/2013 tarihli aktüer uzmanı bilirkişiden alınan rapora göre, 750,00 TL yol ve tedavi masrafı hesaplanarak hükme bu rapor esas alınmıştır.

Tedavi ve yol giderlerine ilişkin yapılan hesaplama neye göre olduğu anlaşılamamış olup aynı zamanda uzman bilirkişi tarafından da düzenlenmediği ve denetime elverişli olmadığı görülmektedir.

Buna göre mahkemece, Şoförler Odası gibi meslek kuruluşlarından sarfedilecek ulaşım gideri konusunda gerekli araştırmalar da yapıldıktan sonra doktor bilirkişiden dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmanın niteliği ve yapılan tedaviler göz önüne alınarak, bu tür yaralanmalarda yapılacak olan belgelendirilmeyen tedavi giderleri hakkında denetime elverişli, ayrıntılı, gerekçeli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2), (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

YASAL UYARI